Şub 13

Senden ayrılalı günler mi geçti?
Günler ki yıllara değer küçüğüm.
Ben burda her derde katlandım ama,
Seninki ölümmüş meğer küçüğüm.
Sen de üzgün müsün,ayrılık zor mu?
Şarkılar seni de kalpten vurur mu?
Sabahı olmayan gece olur mu?
Bak,nice güneşler doğar küçüğüm.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13
Beklemelerimin sonunda
Anlamalıydım
Düşlerimin kaldığını öylece
Çaresiz hissediyorum kendimi
Arayıp sormayışından
Anlamalıydım
Üzülmedim sen de üzülme
Düşten bol ne var ki bende
Unuttum gitti uyumayı
Dağların hışırtısından
Göz kapaklarım sabırsızlanıyor
Bir birleri ile
Öpüşmek için
Yaprakların sararmasından
Anlamalıydım
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13
Evin kapısı vurulduğunda yaşlı kadın güçsüz bacaklarıyla
hole doğru ilerledi. Gelenler, oğlunun asker arkadaşlarıydı.
Her ikisi de elini öptükten sonra uzun boylu olanı:
-Pek fazla vaktimiz yok anacığım, dedi. Birkaç saat koparıp
hayır duanı almak istedik. Kadın, büyük bir telaşla:
-Olmaz öyle şey , diye atıldı. Birşeyler yedirmeden sizi
bırakır mıyım hiç? Yaşlı kadın bu sözleri, eşinin ve oğlunun
sağlığındaki günlerin vermiş olduğu alışkanlıkla bir çırpıda
söylemiş, fakat işin nereye varacağını düşünememişti.
Diğer asker , saatine baktıktan sonra: -Peki anacığım ,
diye karşılık verdi. Karnımız tok ama yine de ikişer
yumurta kırarsan yeriz. Yazının tamamını okuyun »
Şub 13

Son tahliyeler, Ergenekon davası hakkında karamsar bir hava oluşturdu. Davanın artık sınıra dayandığını; bundan sonra yavaş yavaş mevzi kaybedileceğini iddia edenler var. Ben tam tersini düşünüyorum. Ergenekon davasının iki cephesi var.
Birincisi sanıklarla ve maddi suç delilleriyle yürüyen bir ceza davası. İkincisi ise bu dava ile kirli çamaşırları ortalığa saçılan ve artık örtülü operasyonlar yapamaz hale gelen devasa bir örgütün tasfiye edilmesi. Aslında iki cephede de işler usulüne uygun ilerliyor.
Hurşit Tolon’un tahliyesine iyimser yaklaşmak lâzım. Ceza usul hukuku bize tutukluluğun bir ceza değil bir tedbir olduğunu hatırlatıyor. Tahliye kararı suç isnadından ziyade tedbirin kalkması demek. Zanlının suç işlemeye devam etmesi veya kaçması ihtimali ne kadar? Asıl önemlisi Paşa tutuklu iken başına bir hal gelseydi (Allah gecinden versin), o zaman davanın seyri nasıl etkilenirdi? Paşa’nın tahliyesi yerine dikkatimizi, askerî savcılık marifetiyle tutuklanan muvazzaf subaylara ve karargâh evlerine çevirmemiz daha doğru değil mi?
Davanın seyri hakkında asıl işaretleri başka yerlerde aramamız lâzım. Meselâ Türkiye çok uzun zamandır -tam olarak AK Parti kapatma davası nihayete erdiğinden beri- laiklik tartışmıyor. Yazının tamamını okuyun »
Şub 13

• Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır… Nice sevgililer günlerine minik bebeğim.
• Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var… Sevgililer günümüz kutlu olsun!
• Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm… Sevgililer günün kutlu olsun!
• Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz… İyi ki varsın!
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13

Sevgililer Günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.
Bu bayram, halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13
İki sevgili varmış .Hani insanın içini kıpır kıpır ettiren umut dolu bir sevgiymiş onlarınki. Evlenmeyi düşünüyorlarmış. Derken bir gün delikanlının yurt dışıina gitme mecburiyeti doğmuş. Kız gözyaşları içinde kalmış. Onsuz nasıl yaşayacağını bilemiyormuş. O zaman delikanlı cebinden bir yüzük çıkartmış ve demiş ki ‘Ben iki yıl sonra döneceğim. Eğer döndüğüm güne kadar parmağından bu yüzüğü hiç çıkartmazsan beni gerçekten sevdiğini anlayacağım ve hemen evlenecegiz.’ Genç kız çaresiz kabul etmiş. Çocuk gitmiş.
Kız yüzüğü hiç ama hiç çıkartmamış. Taa ki… Taa ki sevgilisini karşılamaya gittiği güne kadar. O gün rıhtımda durmuş kendisine nişanlısını getiren geminin kıyıya yanaşmasını izliyormuş heyecanla. Birden güvertede delikanlıyı görmüş. Yüreği ağzına gelmiş. Sevinç içinde kendisini göstermeye çalışmış.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13

Bazı burçlar kendi burçlarından bir partnerle mükemmel bir ilişki oluştururken, bazı burçlar kendilerine benzeyen partnerleriyle hiç anlaşamazlar. Aslında burçlar arasındaki uyumluluk tablosu sadece Güneşlerin birbirleriyle etkileşiminden öteye geçmeyen bilgiler içeriyor. Ne var ki, Güneş’inizin bulunduğu burç sizin içine doğduğunuz burç olduğu için partnerinizin hangi burçtan olduğu önem taşıyor. Tabii ki doğum anınızda Güneş’ten başka Ay, Venüs ve Mars’ınızın hangi burçta durduğu hatta yükselen burcunuzun ne olduğu çok önemli.Birbiriyle anlaşması mümkün olmayan farklı burca sahip iki kişinin doğum anında Venüs-Mars, Ay-Güneş veya yükselenler arasında uyumlu ilişkiler olabilir ve bu iki kişi birbirine aşık olabilirler. Daima doğum anındaki gökyüzünün uyumluluğu daha önemlidir. Ancak pratik açıdan burçlar arasındaki uyumlulukları n son derece tutarlı olduğu da gözlemlenmiştir.
KOÇ’ LARIN AŞK TABLOSU
KOÇ-KOÇ : Coşkulu bir ilişki ***
KOÇ-BOĞA : Sıkıntı verici, sıradan bir ilişki *
KOÇ-İKİZLER : Sürprizler ve heyecan verici bir ilişki ***
KOÇ-YENGEÇ : Fazla duygusal bir ilişki **
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13
Mehmet Akif İnan öncülüğünde bir grup eğitim çalışanının, ortaya konulan hizmetin karşılığı olan hakkın kâmil manada tahakkukunun mücadelesini vermek, hizmetin kalitesinin artırılması noktasındaki sorumluluğu da kuşanarak ülkenin gelişmesi için el atılması gereken en önemli alan olan eğitimin sorunlardan arındırılması mücadelesine katkı sunmak amacıyla 14 Şubat 1992 tarihinde kurdukları sendikamız Eğitim-Bir-Sen 17 yaşına girmiş bulunuyor.
Eğitim-Bir-Sen, ülkesi ve milletinin geleceğiyle ilgili halisane kanaatler taşıyan, eğitimci sıfatıyla eğitimin ülkenin geleceği için en önemli mesele olduğunun bilincinde olan ve bu hususta söyleyecek sözü olan eğitim çalışanlarının gücünü ve birikimini örgüt odağında bir araya getirmesiyle vücuda gelmiştir.
Hizmetin karşılığında elde edilen hakkın, eğitimde kaydedilen mesafenin anlamlı olabilmesinin ancak özgürlük ortamında mümkün olacağına ilişkin inançla özgürleşme ve sivilleşmenin mücadelesini de önceleyen Eğitim-Bir-Sen, vicdanların zincire vurulması girişimlerine karşı cesur çıkışlarıyla 17 yıl boyunca özgürlük sevdalılarının bayraktarlığını da yapmıştır.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 13
ŞİLİ
DEVLETİN ADI: Şili
BAŞŞEHRİ: Santiago
NÜFUSU: 13.590.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 756.945 km2
RESMİ DİLİ: İspanyolca
DİNİ: Hıristiyan
PARA BİRİMİ: Peso
Amerika kıtasının güneybatı kıyısında yer alan bağımsız bir devlet. Batıda ve güneyde Pasifik Okyanusu, doğuda Arjantin, kuzeydoğuda Bolivya ve kuzeyde Peru ile komşu olan Şili, 18° ve 56° güney enlemleriyle 67° ve 75° batı boylamları arasında yer alır.Târihi
Kuzey Şili 1536-40 yılları arasında İspanyollar tarafınadn fethedilinceye kadar İnkaların idâresindeydi. Güneydeki Araucanian yerlileri 19. yüzyıl sonlarına kadar mukavemet ettiler. İspanyollar 1541′de bugünkü başşehir Santiago şehrini kurarak Şili’yi bir sömürge hâline getirdiler. Yazının tamamını okuyun »
En Son Yorumlar