KURTULUŞ SAVAŞINDA KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Ana sayfa, Genel Türk Tarihi, Tarihin Sayfaları Yorum Ekle
KURTULUŞ SAVAŞINDA KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Bütün Müslüman Türk Kadınları kahramandır.
Bunlardan bazılarını sizlere arz etmeye çalışacağım. Kısa kısa anlatımlarımla yazımıza bölümler halinde devam edeceğiz.
Ademle Havva’dan bu yana dünya kurulduğundan beri Kadınlarımız daima erkeklerden bir adım ilerde olmuşlar. Namuslarını, şereflerini her şeyin üstünde tutmuşlardır. Ne mutlu bize, bizi Müslüman Türk Kadınları dünyaya getirmişlerdir.
Burada yalnız Kurtuluş Savaşında kadınlarımızın kahramanlıklarını arz etmeye çalışacağım. Yurdumuzu işgal eden Avrupa haçlıları ve Rusya’nın işgallerinden kurtuluşumuz, 19 Mayıs 1919′da Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile başlamıştır.
Kurtuluş Savaşının ilk mitingi Sultan Ahmet Meydanında 15 Mayıs 1919 ‘de Nakiye Elgün Hanımın konuşması ile başlamış, 23 Mayıs 1919′da Halide Edip Adıvar’ın mitingi ile devam etmiştir. Yunanlıların İzmir’e çıkışını protosta etmek için yapılan bu mitinge 200 bin kişi katılmıştır. Halide Edip yazar, şair, kültürlü bir kadındı. Konuşmasıyla halkı galeyana getirmiştir. 1.inci ve 2.İnci İnönü Savaşlarında da fiilen cephede bulunmuştur. Sakarya Meydan Savaşında ve 6 yıllık Yunan Savaşında İnönü ile birlikte cephede mücadele etmiştir. Yunanlılarla yapılan savaşımız 1916′da başladı. 1922′de 30 Ağustos Zaferi ile Yunanlılar girdikleri yerden 9 Eylül’de İzmir’de denize döküldü.
Halide Edip Adıvar Kurtuluş Savaşı sonunda Gazi Mustafa Kemal’den hiç ayrılmamış daima vatanımıza hizmet etmiştir.
————-
Kurtuluş Savaşında Kahraman Türk Kadınları
Değerli okurlarım; Kara Fatma; Adı Fatma Seher’di. Eşi Bnb. Derviş. Sarıkamış’ta: Türk-Rus savaşında şehit oldu. Kara Fatma İstanbul’a göç etti. Gazi Mustafa Kemal’in izni ile: Topkapılı Pire Mehmet ve Laz Tahsin’le beraber 15 kişilik milis gücü kurdu. Milis gücü zamanla 96 kişi oldu. Kara Fatma’nın milis gücü anılmaya başladı. Kaynarcada Albay Neşet Bey emrinde savaştı. İzmit Fındık tepe’yi kurtardı.1.inci ve 2.inci İnönü savaşlarına katıldı. I.Hendek’te konuşlandı. Oğlu, kızı ve kardeşlerini de yanına aldı. Müfrezesi 300 kişi oldu. Kendisine Çavuş rütbesi verildi. Sakarya Büyük Taarruza katıldı. Ulusal Mücadele sonunda üst teğmen rütbesi ile maaş bağlandı. Maaşını almadı Kızılay’a bağışladı. Yaşamının sonlarında Darülacezede kaldı.1954′de vatan hizmetinden maaş bağlandı.1955 yılında Erzurum’da vefat etti.
İnebolu-Kastamonu-Çankırı yolunu takip ederek; Türk Kadınları kağnılarla Ankara’ya cephane taşıdılar. Kağnı konvoyunda1921 yılında soğuktan donan kadınlarımız oldu. Kastamonu kışla kapısı önünde; Bir kadın kağnısının üstüne kapanmış donmuş olarak yetkililerce bulundu. Bu kadının hedefine ulaşamadan sabaha karşı donduğu tespit edildi. Öküzleri geviş getiriyordu. Kadın mermilerin ıslanmaması için üzerini otlarla beslemiş; Bebeğini de otlar arasına yerleştirmişti, üzerinde yorganıyla örtmüştü. Kadının üzerindeki karları temizlemişler ve kadının donmuş olduğu görülmüştü. Yorganı açmışlar otların arasındaki bebek ağlamaya başlamış, bu duruma şahit olanlar, Rıza ve Cemil çavuş adlarında iki askerdi. Bebeğin bir kız çocuğu, kadının Seydiler köyünden olduğu anlaşılmıştı. Kağnı konvoyu 250 kağnıdan oluşmuştur. Konvoyu küçük zabitler idare ediyorlardı. Cephaneyi yükleyen ve taşıyan kadınlardı. Konvoyu denetleyen fırka kumandanı kadınlara soruyor. Erkekleriniz savaştalar burada olanlarda çabuk yorulur bizim işimize de mani olurlar cevabını verirler. Yeter ki vatanımız kurtulsun bizler yorulalım, vatan için ölelim demişlerdir. Kahraman kadınlarımız cephaneyi savaş meydanına ulaştırdılar. Ankaralı kadınlar cephede yaralanan askerlere gönüllü hemşirelik yaptılar. Kağnısı olmayan kadınlar mermileri cepheye sırtlarında taşıdılar. Kahraman kadınlarımız mermi doldurma işlerini başarı ile yaptılar. Ne mutlu Türk kadınlarına savaşlarda, erkeklerden bir adım ilerde oldular. Türk kadınının başaramayacağı hiçbir iş yoktur. O Analara kurban olurum.
——————————————————————————-
Kurtuluş Savaşında KahramanTürk Kadınları 3
Değerli okurlarım; Kurtuluş Savaşında Türk Kadınları: Türkiye’nin her yerinde kurdukları kadın dernek ve cemiyetleri ile ülkeyi ayağa kaldırdılar. Yediden, yetmişe herkesi harekete geçirdiler. Sivas’ta kurulan Müdafa-i Hukuk Derneği 2nci başkanı Makbule Hanımdır. Trakya’da ana ve kızın kurduğu cemiyetin kurucusu Havva ve kızı Zehra’dır. Asri Kadınlar Cemiyetinin kurucusu Nezihe Muhitindir. Kurulan cemiyetler kadınları: Kadınları Çalıştırma Cemiyeti; Biçki Dikiş Yurdu Hanımları Cemiyeti; Türk Kadınları Çalıştırma Derneği; Türk Kadınlar Derneği; Şehit Ailelerine Yardım Birliği; Alaşehir Türk Kadın Cemiyeti; Kasaba İslam Kadınları Cemiyeti; Amasya Kadınları Müdafai Vatan Cemiyeti, Konya Kadınlar Cemiyeti, Kayseri Kadınlar Cemiyeti; Viranşehir, Eskişehir, Erzincan Müdafai Hukuk Cemiyetleri; Yozgat, Niğde, Pınarhisar, Balıkesir, Burdur, Kangal, Aydın Kadın Cemiyetleri, Kastamonu Müdafai Hukuk Cemiyeti, Antalya Kadınları Toplumsal Yardım Cemiyeti daha adını sayamadığımız kadın cemiyetleri bir çığ gibi; Türkiye’ye yayılmıştır. Bu cemiyetlerin hepsi vatana canını, malını feda etmişlerdir. Kadınlar vatanın kurtuluşu için düşmanlar tarafından cinsel bir nesne olarak görüldükleri için, erkeklerden çok çalıştılar. Düşmanlar kadınların hem ırzlarına geçip, hem de feci şekilde öldürdükleri için, kadınlar vatana erkeklerden daha çok sahip çıktılar.31 Aralık 1919′da Kahraman Maraş’ta, ermeni askerlerinin kadınlara sarkıntılık yapması, kurtuluşun ilk kıvılcımını patlattı. Orhan Gazi Gemlik bölgesinde 200 yunan askeri kocalarının önünde kadınların ırzlarına geçmişlerdir.14 Mayıs 1921′de Hamidiye köyüne giren 200 yunan askeri kızları kirletmişlerdir.15 Ekim 1921′de Yunan Askeri tarafından çırılçıplak soyulan erkeklerin eline kırbaç verilerek kadınlar kırbaçlarla feci şekilde dövdürülmüşlerdir. Rumlarla birlikte çınarcık köyüne giren yunan askerleri 19 Ekim 1921′de 5 yaşına kadar olan çocuklar toplanıp süngülenmişlerdir. Bebekleri süngünün ucuna takarak, yunan askerleri kızartmışlardır. Kızların memelerini delip, ırzlarına geçip öldürdüler. Gebe kadınların karınlarını yarıp, bebeklerini çıkarıp öldürdüler.15 Mayıs 1921′de yunan askerleri 70 yaşında bir kadının ırzına geçtikten sonra doğramışlardır. Yunan askerleri girdikleri her yerde katliam yapmışlardır.8 Avrupalı Haçlılar ülkemizi paramparça edip bölüşmüşlerdir.
Uyan Ey Kahraman Türk Kadını: Geçmişini hatırla. Geleceğini ona göre belirle. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavarın oyuncağı olma.
Editörün Notu:
Nezihe Muhittin kimdir?
1889 yılında doğan Nezihe Muhittin İstanbullu aydın ve varlıklı bir ailenin kızıydı. Evde eğitim gördü. 1909 yılında fen dersi öğretmeni olarak çalışmaya başladı. İttihat ve Terakki Kız Sanayi Mektebi, Selçuk Hatun Sultanisi müdürlüğü yaptı, maarif müfettişi olarak çalıştı. ilk romanını 1911 yılında yazdı.
Ünlü kadın yazar olarak anılmaya başladı. 1913′te Türk Hanımları Esirgeme Derneği’ni kurdu. Kadınlık üzerine yazılarını Hanımlara Mahsus Gazete’de Zekiye imzasıyla yayımladı. 1924′te cebinden koyduğu para ile Türk Kadın Yolu Dergisi’ni kurdu. 18 sayısı çıkan bu aylık Türk feminizmi için bir forum oluşturdu. 1930 yılında köşesine çekilmek zorunda kaldı. Ölene kadar edebiyatla uğraştı, 15 kadar roman yazdı. İki kez evlendi. 1958 yılında öldü.
En Son Yorumlar