| |
Ağu 27

Desem ki; sitemkar bir zamandır kafiyeler,
Lekeli bir hüzündür; şiir
Kuyulardaki yankılı sesleniş,
Avuç içlerimi kanatan; sabır.
Desem ki; Cân kaçmış kafesinden,
Sitemkâr bir yolcudur; dil…
Nereden bilsin ki şiir,
Kahr/ol/asıca bir pervanedir.
Yazının tamamını okuyun »
Ağu 19
Yoktum,bitmiştim ve benden geriye yalnızca küllerim kalacaktı belkide. Zordu kaybetmek; kaybettiğini kabullenmek. Sen çıktın karşıma sonra. En anlamlı bakışın, en sevdiğim sözlerin ve en güzel tutunaklarınla beraber oradaydın işte. Seni sevmem için binbir türlü sebep vermiştin bana. En zor anımda yanımda olduğun için mi yoksa gerçekten aradığım herşeyin bir bedende toplanışı olduğun için mi bilemiyorum sana bağlanmıştım.
Her bağlanışın aslında sonu belli, acı bir kaybediş olduğunu bile bile bir defa daha ” belkide bu defa ” diyerek sevmiştim işte. Çocuk kalbimde ne umutlar, ne mutluluklar doğurmuş büyütmüştüm. En mutlusu, en mükemmeli biz olacaktık, olmalıydık…
Bizi ayırmaya ve bu aşkı sonlandırmaya hiçkimsenin gücü yetmemeliydi. Herkesle paylaşmaktan çekinmediğimiz aksine paylaştıkça mutluluğumuzu çoğaltan hayallerimiz vardı. Bizim,ikimizin hayalleri…
Yazının tamamını okuyun »
Ağu 05

Gelip size zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak,
sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle
yeniden kucaklaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla
başetmek, uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.
Yazının tamamını okuyun »
Tem 29
Ben sana yirmi birimde aşık oldum,
Ömrümün baharında,
Saf güzelliğine ve kara gözlerine
Delice vuruldum,
Yirmi birimde.
Sen ise daha on yedi,
En fazla on sekizdin belki de.
Küçüğüm diyerek sevdim seni,
Ürkek bir ceylan gibi çekingen,
Bir yağmur damlası kadar zarif,
Gözleri önde,başı dik küçüğüm.
Neler dile gelir,
Neler söylenir bilmem ki gözlerinde?
Varsın çözemediğim sırların olsun,
Belki de ben sendeki gizeme aşık oldum,
Yirmi birimde.
Yazının tamamını okuyun »
Tem 28
Hastalanman bizleri çok üzdü, acil şifalar diliyoruz.Kendine çok dikkat et, sen bizim için önemlisin.
Geçmiş olsun, en kısa zamanda aramızda olman dileğiyle…
Geçmiş olsun dileklerimizle.
En kısa zamanda sağlığına kavuşman dileğiyle.
Çabuk iyileşip, bir an önce aramıza dönmen dileğiyle.
Bir an önce sağlığına kavuşman dileğiyle.
Acil şifalar dilerim.
Get well soon ..
Yazının tamamını okuyun »
Tem 28
Balkan Acısı - Yılmaz Gürbüz - Ötüken Neşriyat
Balkanlar, büyük imparatorluğumuzun destanlaştırdığı coğrafyasından bir parçadır. Evlâdı fatihan uzun asırlar bu topraklarda çeşitli kavimlerle iç içe huzurla yaşadı ve onları adalet içinde huzurlu yaşattı.
Gandi ve Mira - Sudhir Kakar - Kaknüs Yayınları
İngiliz sömürge yönetimine karşı Hindistan’a özgürlük kazandırma mücadelesi sırasında Gandi’nin yakın çevresine toplanan yandaşları arasında sarışın, uzun boylu, geniş omuzlu, asil görünümlü bir İngiliz kadın göze çarpar.
Kur’an Kıssalarında Sinematik Özellikler - Züheyr Mansur El Mezidi - Mana Yayınları
Yirmi yıla yakın bir süredir basın-yayın dünyasının içindeyim. Dinî içerikli kitaplar yanı sıra İslam düşünürlerinin İslam sanatı üzerine yazdıkları pek çok eser okudum. Ama hiç birinde aradığımı bulamadım. Çünkü bu alanda yazılan kitapların hiçbiri belli bir çerçevenin dışına çıkmamıştı. Hepsi bu dinin ne kadar kapsamlı, gerçekçi ve muteber olduğundan bahsediyordu.
Yazının tamamını okuyun »
Tem 22
Ağlıyor bu akşam İstanbul,
Issız sokaklarında hüzün esiyor göğe doğru..
Bir karayel esip savuruyor göz yaşlarımı.
Son bir kez daha düşünüyorum seni.
Son bir kez daha düşüyorum sensizliğe.
Bir sokak lambasında, ışıklı bir tabelada..
Takılıp kalıyorum bazen..
Bir kez daha geliyorsun aklıma,
Denize doğru bakıyorum,
Dartılar kanat çırpıyor sonsuzluğa.
Gözlerine benziyor hiç olmadığı kadar,
Mavi deniz, gök, martılar..
Yürüyorum korkmadan,
Hissiz bir karanlığın içine doğru..
Yazının tamamını okuyun »
Tem 22
Kitap dünyası senenin en zorlu günlerini yaşıyor. Satışların iyiden iyiye düştüğü piyasada çok satanlar listesinde büyük oynama olmazken, yeni çıkanlar listesinde dikkat çekici nitelikte eserler çoğunlukta:
1- İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit - Everest Yayınları
2- Ölü Ruhlar Ormanı - Jean-Christophe Grange - Doğan Kitap
3- Pazarlık - Vahdettin Engin - Yeditepe Yayınevi
4- Ateşle Oynayan Kız - Stieg Larsson - Pegasus Yayıncılık
5- Sil Baştan - Ken Grimwood - Koridor Yayıncılık
6- Oniki - Jasper Kent - Can Yayınları
7- Osmanlılar - Halil İnalcık - Timaş Yayınları
8- Bree Tanner’ın İkinci Hayatı - Stephenie Meyer - Epsilon Yayınevi
Yazının tamamını okuyun »
Tem 22
Dikkatli bir anne-baba çocuğun hayal ürünü mü, yoksa gerçek şeyler mi söylediğini kolayca anlar. Bazı küçük yalanlar görmezden gelinip, yalanın yanlışlığının çocuğa gösterilmesi ve tekrarlamaması için dolaylı şekilde tedbir alınabilir. Çocuğa yalanın kötülüğünü, kendisine ve çevresine zararlarını hikâyelerle anlatmak etkili bir yoldur.
Çocuk ve ergen, aşırı baskı altında olup korktuğunda da, çok sevgi görüp ilgi çekmek istediğinde de yalan söyleyebilir. Bu sebeple çocuklara karşı sevgi, saygı ve disiplini dengede tutucu bir tutum içinde olunmalıdır. Yalana sık başvuran veya hayal ürünü sözler söyleyen çocukları etiketlememek için her hatası yüzüne vurulmamalı, yalandan uzaklaştırıcı genel tedbirler alınmalıdır. Çocuğa yalanın kötülüğünü, yalana başvurmanın kişiye ve çevresine sağlayacağı zararları anlatan olayları, hikâyeleri anlatmak, çocukların özdenetim duygusu kazanarak yalandan uzaklaşmalarında etkili olur. Bu konuda büyük zatların hayatlarında ve çocuk edebiyatında güzel örnekler çoktur. Allah’a inanan bir insanın neden yalan söyleyemeyeceği de ikna edici bir şekilde anlatılmalıdır.
Yazının tamamını okuyun »
Tem 12
fani.jpg)
Ömür yırtık bir resim ortasına hâr düşer
Kırılır cam çerçeve sessiz ahuzâr düşer
Hayatın gözlerinde safahat bir perdedir
Dalıp dalıp gideriz çoğu zaman içine
Emeller arşa uzar kavuşulan yerdedir
Fanilik hırkasıyla beşer nasıl geçine
____ Ayrılmıştır yerimiz ecel taçlı biletten
____ Bir anda göçecegiz dünya denen illetten
Başı boş değil elbet alem denen salıncak
Bindik kordan atına gidiyoruz dört nala
Derler Haktan gayrısı üç beş kırık oyuncak
Odur değişmez gerçek aldanmayın masala
______Dost diye sarıldığım inciler yakutlarım
Yazının tamamını okuyun »
Anket
Referandum Sonucu Sizce Ne Olur?
| |
En Son Yorumlar