| |
Şub 26

• Acı elma yağı : Salvia Triloba Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.
• Acı yonga : Lignum Quassiae İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü
• Acıağaç : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
• Adaçayı : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
• Adamotu : Zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Rast gele kullanıldığında zararlı olur.
Konunun Devamı İçin »
Oca 18
Çocuğunun beslenmesine ve gelişmesine aşırı önem veren bazı aileler, çocuk beklentilerinden daha az yediğinde ‘iştahsız’ damgası vurup çözüm arayışlarına giriyor.
Az yiyen her çocuğun iştahsız sayılmayacağını belirten Prof. Dr. İbrahim Erkul ise iştahsız olduğu düşünülen çocuğun yaşına göre gelişme grafiklerine bakılması gerektiğini ifade ediyor. Aylık ilim ve kültür dergisi Sızıntı’nın bu ayki sayısında yer alan “İştahsız Çocuğa Yaklaşım” başlıklı yazısında, iştahsızlığın yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini anlatan Prof. Dr. Erkul, “Çocuğun annenin beklentisinden az yemesinin her zaman iştahsızlık mânâsına gelmediği unutulmamalıdır. Aynı yaştaki çocukların aldıkları gıda miktarı birbirinden farklı olabilir. Bu yüzden çocuğun gelişmesi takip edilmeli, gelişmesinde problem yoksa çocuğa daha fazla yemesi için ısrar edilmemelidir.” ifadesini kullanıyor.
Konunun Devamı İçin »
Oca 14
Küçük ama önemli hatırlatmalarımızı dikkate alın ve kendinizi şımartın.Telaşımız büyük. Doğuma az kaldı. Şimdiii… Doğum öncesi yapmanız gerekenleri bir kenara bırakın. Küçük ama önemli hatırlatmalarımızı dikkate alın ve kendinizi şımartın.
Hamilesiniz ve yapmanız gereken çok şey var. Satın alınacaklar listesi, yapılacaklar listesi, bu ara biraz dalgın olduğunuz için hatırlatma listesi… Fakat atladığınız bir liste daha var! Sadece bebeğiniz için değil kendiniz için yapmanız gereken bir liste. Acele etseniz iyi olur çünkü doğuma az kaldı, vaktiniz daralıyor.
1. Beyaz bir bluz giyin
Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce beyaz bluzlar giymenin keyfini çıkarın çünkü bebişinizin kusmuklarından bir süre beyaza hasret kalabilirsiniz. Bluzunuzun üstü bebek maması, biberondan akan süt lekeleri ile dolup taşacak. Kimi zaman günde birkaç tişört bile değiştirdiğiniz olacak. Biz de bu yüzden, insana huzur veren bir renk olan beyazı bugünlerinizde çokça tercih edin deriz.
2. Sabah erken kalkın
Biliyoruz “Çocuğum dünyaya geldiğinde zaten uyku uyuyamayacağım ne diye erken kalkayım ki” diyorsunuz. Ama bebeğiniz gelmeden önce arkadaşlarınızla dışarıda yapacağınız son bir sabah kahvaltısı size iyi gelecektir çünkü doğum sonrası bu tarz etkinliklere hemen fırsat bulamayabilirsiniz. Bizden söylemesi!
Konunun Devamı İçin »
Ara 23
Yetişkinlerdeki ani ölümlerin birinci sıradaki sebebi kalp hastalıkları ve kalp krizidir. Her 5 ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir.Ülkemizde her yıl on binlerce insan kalp krizi sonucunda genç yaşlarda iken kaybedilmektedir. Bu sebeple kalp hastalığını haber veren belirtilerin erken fark edilmesi çok önemlidir. Bu ağrıların erken tanısı ve hastanın kardiyoloğa yönlendirilmesi birinci basamak sağlık hizmeti veren aile hekiminin en önemli görevlerindendir.
Günümüzde stres, hareketsiz hayat ritmi, fast food usulü dengesiz ve sağlıksız beslenme, sigara ve alkol kullanımı kalp hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır. Bilindiği gibi sigara kullanımı, ailede kalp hastalarının olması, kanda kan yağlarının ve tansiyon yüksekliği, kilo, ileri yaş ve stres; kalp hastalıkları açısından risk faktörleri arasında sayılmaktadır. Özellikle bu risk faktörlerini taşıyanlar, iskemik göğüs ağrıları yönünden daha uyanık olmalıdır.
Konunun Devamı İçin »
Ara 03
Bir çok konuda insan vücuduna yararları olan çayın bazı zararları olduğunu da unutmamak gerekiyor.En çok tükettiğimiz içeceklerden biri olan çayı içerken hem miktarını hem de şekerini iyi ayarlamak gerekiyor. Aksi halde bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor…Çay üretimi yapılan sayılı ülkelerden biri olan ülkemiz, kuşkusuz ki çay tüketiminde de dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Türk misafirperverliğinin bir göstergesi olarak en önemli ikram içeceği olan çayı ‘Türklerin milli içeceği’ olarak tanımlamak da çok yanlış olmaz. Peki böylesine yüksek miktarlarda tükettiğimiz bu lezzetli içeceğin ne kadar tüketilmesi gerektiğini, ne kadar içildiğinde yararlı ne kadar içildiğinde ise zarar verebileceğini biliyor musunuz? Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran, Türk insanının damak tadının ayrılmaz bir parçası haline gelen çay tüketimi ile ilgili bilinmesi gerekenleri şöyle anlattı:
Konunun Devamı İçin »
Kas 20
10 Soruda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine ilişkin yönetmelik ülkemizde büyük bir tartışma yarattı. GDO’lu ürünlerin insan sağlığına etkisi ne olacak?Sorusu tartışmalarda öne çıkarken konunun henüz gündeme gelmeyen ekonomik-ticari pek çok yönü de olduğu yavaş yavaş belirginleşiyor.
1 - Çiftçilerin hasattan tohumunu ayırma hakkı ihlal ediliyor mu?
Bilindiği gibi biz köylüler geleneksel (bilge) köylü tarımcılığında yeniden ekilmek üzere ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırabiliyor ve saklayabiliyorduk. Bu amaçla Tarım Bakanlığı tarafından köylerde kurulmuş olan selektör dairelerinde, ürünümüzden ayırdığımız tohumlukları yabani tohumlardan ayırıyor, yeterli irilikte ve olgunlukta olanları seçiyor, kullanıyorduk. Üretimimizi bu şekilde ayırdığımız tohumluğumuzla özgür bir biçimde sürdürüyorduk. Tarımı ve çiftçiyi var eden, tarımsal üretimin günümüze kadar sürmesini sağlayan bu bitki üretme hakkımız ilkönce selektör dairelerinin kapatılması, daha sonra da dışarıdan tohum alımının serbest bırakılmasıyla budanmaya başlandı.
Konunun Devamı İçin »
Kas 10
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünlerinin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine ilişkin yönetmelik ülkemizde büyük bir tartışma yarattı. GDO’lu ürünlerin insan sağlığına etkisi ne olacak?Sorusu tartışmalarda öne çıkarken konunun henüz gündeme gelmeyen ekonomik-ticari pek çok yönü de olduğu yavaş yavaş belirginleşiyor.
1 - Çiftçilerin hasattan tohumunu ayırma hakkı ihlal ediliyor mu?
Bilindiği gibi biz köylüler geleneksel (bilge) köylü tarımcılığında yeniden ekilmek üzere ürettiğimiz ürünümüzden tohumluğumuzu ayırabiliyor ve saklayabiliyorduk. Bu amaçla Tarım Bakanlığı tarafından köylerde kurulmuş olan selektör dairelerinde, ürünümüzden ayırdığımız tohumlukları yabani tohumlardan ayırıyor, yeterli irilikte ve olgunlukta olanları seçiyor, kullanıyorduk. Konunun Devamı İçin »
Eyl 27
Uzmanlar, kişinin tırnak, göz, ayak bileği ve avuç içlerine bakarak ciddi sağlık sorunlarının işaretlerini görebildiğini belirtti.Bir dakika boyunca alıp verilen nefesin sayılmasıyla bile hastalığa yakalanıp yakalanılmadığının tespit edilebileceğini ifade eden uzmanlar, “Eğer dakikada 15 ya da daha az nefes alıp veriyorsanız ciğerlerinizin sağlıklı olduğu söylenebilir, fakat bu sayı 15′ten fazla çıktıysa bir sorun olduğu söylenebilir.” dedi.
Bursa Orhangazi Devlet Hastanesi’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, tırnak, göz ve ayak bileklerinin kontrol edilmesiyle hastalık belirtilerinin görülebileceğine dikkat çekiliyor.
Tırnakların insan sağlığında önemli bir gösterge sayıldığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Konunun Devamı İçin »
Eyl 07

ABD’deki California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, diğerlerine göre çok daha duygusal ve duyarlı insanların, ayrılık gibi hayal kırıklığı yaratan olaylar karşısında kırılan kalpleriyle uğraşmakta zorluk çektiyor
Kırılan kalbin ağrısının hissedildiğini söyleyen California Üniversitesi’nden Profesör Naomi Eisenberger, “İnsan vücudu, fiziksel acı ve sosyal acı duyarlılığının birbirine bağlı olduğu bir gene sahip. Sadece yaralandığımızda duyduğumuz acının değil, sosyal hayatta yaşanan pek çok olumsuzluğun da vücutta yarattığı tahribatlar söz konusu bu durumda. Bu nedenle kalp kırıklığı da sadece ‘edebi anlamda’ değil, fiziksel olarak da bir ağrıya işaret ediyor” şeklinde konuştu.
Eyl 01

Yalnızken kalp krizi geçirenler ne yapmalı?
Çağımızın sorunu Kalp Krizine Dikkat! Kalp krizi televizyon ya da filmlerde gördüğünüz gibi değildir!
Kalp krizi televizyon ya da filmlerde gördüğünüz gibi değildir: Biri aniden göğsünde korkunç bir ağrı hisseder, kalbini tutar ve yere yıkılır… Kalp krizi bazen bu işaretlerden hiçbirini vermeyebilir de. Birçok kalp krizi birdenbire ortaya çıkmasına rağmen birçoğu da yavaş, hafif ve ağrısız gelir.
İşte kalp krizinin gelişimine ilişkin genel belirtiler:
Göğüste ağrı: Çoğunlukla kalp krizinde göğüs kafesinin ortasında birkaç dakikadan uzun süren ağrı, baskı, sıkışma, huzursuzluk hissi olabilir. Konunun Devamı İçin »
Anket
| |
En Son Yorumlar