| |
Mar 02

Türk deyince akla gelen ilk şeylerden biridir “ordu”. Çağlar boyunca Türkler, hem coğrafi konum dolayısı ile, hem de siyasi konjonktür sebebi ile her an savaşa hazır olmak zorunda kalmışlardır. Bunun sonucunda da, Türk tarihi boyunca ordularımız her zaman bir gelişim içerisinde olmak zorunda kalmışlardır.
Dünya tarihi boyunca Türk orduları, savaş alanlarına çeşitli stratejiler kazandırmışlar, şimdi bile kullanılan birçok askeri düzenlemeye imza atmışlardır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta; Türklerin Moğollar gibi sadece orduya yoğunlaşmadıkları, bilim & kültür gibi çeşitli alanlarda da geliştikleridir. Zira Moğollar, Orta Asya steplerinden Macar ovalarına dek devasa bir imparatorluk kurmalarına rağmen, kültürel açıdan zayıf olduklarından eriyip gitmişlerdir. Ancak Türk kültürü, bundan 6 asır önce adım attığı Avrupa topraklarında kendi kültürün koruyabilecek kadar geniş bir geleneğe sahip idi.
Konunun Devamı İçin »
Şub 26

Kimileri ulvî olarak gördükleri bir amaç uğruna Türk milletinin başına geçti; Fatih Sultan Mehmed ve Alparslan gibi… Kimileri tüm dünyayı tek bayrak altında toplamak için silaha sarıldı; Attila ve Kanuni Sultan Süleyman gibi…
Kimileri dünyayı, kendisini fethe çıkanlardan kurtarmak için bu ateşten gömleği giydi; Selahaddin Eyyubi ve Atatürk gibi… Kimileriyse yeni bir dünya kurmak için Türk sancağını beline sardı; Oğuzhan gibi…
Türk soyunun temel taşını oluşturan Oğuzhan’dan, Türk sancaklarını Anadolu’ya ilk kez diken Alparslan’a, tüm İslam alemini tek bayrak altına almak isteyen Yavuz’dan, cihanda iki devleti çok gören Fatih Sultan Mehmed’e değin; Türk tarihinin en büyük 10 lideri, kısa profilleri ile karşınızda!
Oğuz Kağan
Aslında bir destan olsa da, Türk soyunun en önemli atası olan Oğuz Kağan, destanını baz alırsak dindar, vatanına bağlı ve zeki bir lider profili çiziyor. Koyduğu yasalar ilerleyen süreçte töre olacak ve 16 büyük Türk imparatorluğunun temel hukunu oluşturacaktır.
Konunun Devamı İçin »
Şub 22

Tarihi karakterleri çarpıştırmanın basit yollarından birisidir ideoloji. Özellikle Atatürk gibi konularda, bu kült şahsiyetleri tahtlarından etmek için yine farklı bir kült ortaya atılır. Atatürk ve Abdülhamid, veya İnönü ile Menderes gibi.İşte bu karakter çatışmalarından biri, Milli Mücadele’nin iki büyük komutanı, Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasında gerçekleştiriliyor son yıllarda. Atatürk’e “din” gibi konularla bel altı altı vuran güruhun başlıca kartlarından biridir Kazım Karabekir.
Peki seksen yıldır bitmeyen bu husumet neydi? Gerçekten böyle bir çekişme var mıydı?
Karabekir ile Mustafa Kemal arasındaki ilk husumet, Mustafa Kemal’in Kolordu Müfettişliği’nden azledilmesi ile beraber K. Karabekir’e gönderilen “Mustafa Kemal’i tutukla” emri ile gerçekleşmişti. K. Karabekir, bu olayda Mustafa Kemal’in yanında yer alsa da, saltanatın M. Kemal’i tutuklattırmak için K. Karabekir’i seçmesi, ilerleyen dönemlerde Atatürk’ün siyasetini belirleyen önemli bir etken olacaktı.
Konunun Devamı İçin »
Şub 18

Dikkat ederseniz bu yazıda, Osmanlı’nın yüzlerce yıkılış sebebinden sadece ikisini karşılaştıracağım; iç mihraklar ile dış mihraklar…
Özellikle birtakım basın tarafından dilimize pelesenk olmuş bu “mihrak” lafı, aslında tek bir açıdan ele alınmaması gereken bir konu. Mihrak derken neyi kasteddiğimiz, ülkeyi yıkıma götüren her iç olayın bir iç mihrak mı olduğu, veya dış mihrakların ülkeyi sadece topla tüfekle mi yıkabileceği gibi onlarca soru geliyor karşımıza.
Ancak bu yazımda tüm bu labirentlerden kendimi soyutlayacağım; ne askeri durumu ne de bilimum diğer etkenleri dikkate almayacağım. Bir çocuğa anlatır gibi, Osmanlı’yı iç mihraklar mı, dış mihraklar mı yıktı sorusuna cevap arayacağım.
Osmanlı’da iç mihraklar ile dış mihrakları iki başlık hâlinde inceleyelim;
İç Mihraklar
İç mihrakları ben iki gruba ayırıyorum;
Konunun Devamı İçin »
Şub 05
Teoman Yabgu’nun Kuzey Asya’da Büyük Türk Hakanlığı’nı kurduğu yıldan, Milattan önce 220 yılından, 854 yıl geçmişti. Milad’ın 634. yılında Büyük Türk Hakanlığı, mühim bir kriz devresine girmişti. Bu çağda, Büyük Türk Hakanlığı’nın başında Göktürk hanedanı bulunuyordu. Türklerin en büyük ve an’anevi düşmanı, Çin İmparatorluğu idi. Göktürk hanedanından gelen 10. Büyük Türk Hakanı Çuluk Kağan Çinliler , bir Çin prensesi olan eşi İçing Hatun eliyle zehirletmişlerdi. 621 de zehirlenerek ölen Çuluk Kağan’ın yerine kardeşi Kara Kağan geçti ve İçing Hatun’la, yani dul yengesiyle evlendi. Kara Kağan, zayıf bir şahsiyetti. Çinli eşinin entrikalarıyla büsbütün yanlış hareketler yapmaya başladı. üst üste gelen soğuklar ve kıtlık yılları da Türk illerinde büyük zararlar meydana getirdi. Bu durumdan faydalanan Çinliler, kuzeye, Türk ülkelerine büyük bir ordu gönderdiler .Kara Kağan yenildi. 100.000 Türkle beraber Çinlilere esir oldu. 4 yıl Çin’de yaşadı Kederinden öldü.
Konunun Devamı İçin »
Oca 18
Rum Patriği Barholomeos ile ilgili birkaç gündür çıkan haberler var. Uzunca bir süredir içerde siyasilere, akademisyenlere ve medya mensuplarına “şirin” görünmeye çalışırken, bir yandan da içlerindeki kinin hiçbir zaman bitmeyeceğini ortaya koyan bir söylemle Amerikan CBS Televizyonu’na verdiği beyanat tartışılıyor.
Nedir bu beyanatın özeti: Tek cümle ile “Türkiye’de kendini çarmıha gerilmiş hissediyorum” ve devam ediyor “Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz”.
Bu söylemler ilk değil ve son da olmayacak. Bu hususta yazılacak söylenecek çok söz var. Çıkacak tek sonuç içlerinde saklanan, gizlenen “KİN”
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Grigoris Delavekuras, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Amerikan CBS Televizyonu’na yaptığı açıklamayı “Herkes dikkate almalı” dedi. Bu beklenen ve de bilinen tepkidir.
Konunun Devamı İçin »
Oca 14

Bundan 138 yıl önce bir Osmanlı veliahdının Masonluğa girdiğini, hem de 18. dereceye kadar yükseltildiğini biliyor musunuz? Üstelik 30 Mayıs 1876 günü bir askerî darbeyle tahta oturtulmuştur bu hanedan üyesi. Ancak…
Tarihçi yazar Mustafa Armağan’ın Zaman gazetesinin Pazar ekindeki ilginç yazısındaki notlar:
Mason olan Osmanlı padişahı kimdi?
Sultan II. Abdülhamid üzerinde neden ısrar ettiğimi soranlara şu cevabı veriyorum: Eğer Abdülhamid modernleşmeye yeni bir yön belirlemese, Frenkleşme aynı hızda sürseydi, bugün başörtüsü başta olmak üzere pek çok güncel sorunu tartışmıyor olurduk. Dinî pek çok simge gibi başörtüsü de folklorik bir mahiyete bürünmüş olurdu da ondan.
Abdülhamid’in yaptıklarını hakkıyla değerlendirebilmek için ‘O olmasaydı ne olurdu?’ sorusunu da sormamız şart. Tahttan indirilişinin 100. yılında Masonların bayram etmesinden tutun da, Guantanamo’da Müslüman esirlerin sinirlerini bozmak için, haham kılıklı birilerinin ‘İstanbul’a girip türbesini yakacaklarını’ söylemelerine kadar uzanan bir ‘nefret çemberi’, onun hangi oyunları bozduğunu yeterince göstermekte değil midir?
Konunun Devamı İçin »
Ara 30
Başbakan Erdoğanın One Minute çıkışı
Ergenekon cephaneliklerinin ve kaos planlarının ortaya çıkarılması
Demokratik açılım Muhsin Yazıcıoğlunun hayatını kaybettiği helikopter kazası
Askeri karargaha ilk kez bir sivil savcının baskın yapması
Münevver Karabulut cinayeti
Domuz gribi salgını
Konunun Devamı İçin »
Ara 30

İyi ve kötü gelişmeleri, acık ve tatlı olayları, felaketleri,, başarıları istenmeyen vakaları ile bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Geriye dönüp baktığınızda son bir sene içinde neler yaşandığını hatırlayabilir misiniz? İşte 2009′un önemli olayları:Ocak ayında yaşanan önemli gelişmeler şöyle:
1 Ocak:
-Kürtçe yayın yapan TRT 6 yayın hayatına başladı.
5 Ocak:
-Danıştay 6. Dairesi, Bergama-Ovacık köyü yakınlarındaki altın madeninin çalışmasına olanak tanıyan Çevre ve Orman Bakanlığı idari işleminin iptali istemiyle İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde açılan davaya verilen ‘red’ kararını bozarak, yürütmeyi durdurma kararı aldı.
7 Ocak:
-’Ergenekon’ soruşturması kapsamında eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, emekli Orgeneral Kemal Yavuz, emekli Kurmay Albay İlyas Çınar, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel, Özel Kuvvetler’den emekli Albay Mustafa Levent Göktaş, Prof. Dr. Yalçın Küçük ve eski Özel Harekat Dairesi Başkanı İbrahim Şahin’in de aralarında bulunduğu kişiler gözaltına alındı. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evinde de arama yapıldı.
8 Ocak:
Konunun Devamı İçin »
Anket
| |
En Son Yorumlar