| |
Haz 08
Takvimler 26 Aralık 1991′i gösterirken, son 5 yıl içerisinde sancılı bir reform sürecinden geçen SSCB, Gorbaçov’un “Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz” açıklaması ile tarihin derinliklerinde yerini alıyordu. Daha birkaç yıl öncesine kadar tüm dünyaya diş bileyen bu muntazam sistem, nasıl olmuştu da bir anda dizleri üzerine çökmüştü?
Nükleerde, uzay teknolojisinde, optikte ve bilumum 21. yüzyıl teknolojilerinde sahnenin ön sıralarında yer alan SSCB, üç çeyrek asırlık mazisini bu tarihte noktalamış; bırakın başkentine, hudutlarına dahi tek bir kurşun atılmadan kendi kendine yok olmuştu. Bu soru yıllarca siyasi otoriteleri meşgul etti; böylesine bir ülke nasıl olmuştu da bir anda buharlaşmıştı?
Yazının tamamını okuyun »
May 11

Gücün tacı için çocuklarını katletmeyi bile mubah sayan annelerin yanı sıra kimi anneler de adaletli yönetimleriyle kalpleri fethetti. İşte taht sahibi kadınların tarih boyu sergilediği mücadeleden örnekler.
Tarihin değişik dönemlerinde, erkek egemen toplumlara rağmen bulundukları coğrafyalara hükmeden kudretli kadınlar, tahtlarını korumak için her türlü entrika karşı koymayı ve hükümdarlıklarını çocuklarına ya da yakınlarına devretmeyi başarırken, yaşadıkları döneme de damgalarını vurdu.
Antik dünyanın en güçlü kadını olarak bilinen kadın firavun Hatshepsut’tan sonra yüzlerce hatta binlerce kadın her türlü zorlukları yenerek, taht kavgalarını kazanıp, gücün tacını başlarına taktırdı ve bulundukları coğrafyalara hükmetti.
Gücün tacı için çocuklarını katletmeyi bile mubah sayan annelerin yanı sıra kimi anneler de adaletli yönetimleriyle kalpleri fethetti. Kraliçe, imparatoriçe veya sultan unvanı kazanan kadınlardan bazıları, her zorluğa rağmen annelik hislerini de hiçbir zaman yok saymadı.
Yazının tamamını okuyun »
Nis 26

Yeni Dünya Düzeni’nin dünyayı yeniden paylaşmada Türkiye’nin başına 21. yüzyılda inanılmaz çoraplar örülmek istenmekte ve Türkiye, adım adım Sevr koşullarına sürüklenmektedir. Oynanmakta olan bu satranç oyununda Türkiye’de dev bir operasyon yapılmış ve Şah, köşeye sıkıştırılmıştır (Manisalı 2002a ve 2002b). Mat olup olmaması, bundan sonra Türk Genelkurmayının atacağı adımlara bağlıdır. ABD tarafından planlanan bu operasyon, AB ülkelerinin de yardımıyla şimdilik başarıyla yürütülerek hedeflenen ekonomik kriz ülkede başarıyla yaratıldıktan sonra, tüm piyonlar rollerini başarıyla oynamışlardır.
Diğer yanda ise ABD, 80 bin askeriyle Diyarbakır’da konuşlanmak ve Türkiye’yi hiç ilgisi olmadığı bir savaşa bulaştırmak istemektedir. ABD’nin hedefi açıktır. Kafkasya ve Ortadoğu petrol ve doğal gaz bölgelerini Naziler gibi işgâl etmek ve Asya’nın stratejik bölgelerini kontrol altına almak! Ama mambo çığlıklarıyla savaş naraları atan Türk medyasında hiç değinilmediği üzere, ABD’nin asıl hedeflerinden birisi de Türkiye’yi parçalamak ve Doğu Anadolu’da ABD kuklası bir Kürt devleti kurmaktır. Türkiyeci parçalama ve çökertme operasyonu, âşikâr bir biçimde Kıbrıs üzerindeki Annan Planı ile, NGOları ile, Fener Patrikhanesi’ne ve Rum azınlıklara verilen haklar ile, Rum Pontusu ile, Kuzey Iraktaki Kürt Senatosu ile Türkiye’de ajanlık faaliyeti gösteren vakıflarıyla başarılı bir şekilde sürdürülmektedir. Değerli Necip Hablemitoğlu’nun katledilmesi, Türkiye’yi istikrarsızlaştırma operasyonunun bir parçasıdır ve korkarım ki bu cinayetler sürecektir. Cinayetleri ise çok daha büyük bir ekonomik kriz beklemektedir. Ya Türk askeri, kriz durumlarında ABD’nin müdahale gücü haline getirilecek ya da ekonomisi kısırlaştırılmış ve tarımı çökertilmiş olan Türkiye, açlığa mahkum edilecektir. Yani Sah ve Mat gerçekleşmesi planlanmıştır.
Yazının tamamını okuyun »
Nis 15

Alışılagelmiş siyasal ve ekonomik öngörülere alternatif bir teori
Ekonomi servisi olarak sizlere sürekli borsa, döviz, ihale haberi verecek, hep konu uzmanlarından finansal terimlerle dolu öngörüler alacak değiliz ya. Bu Pazar da değişik bir öngörüye yer vermek istedik.Masonluğun, Dan Brown’ın bahsettiğinde öte global finans sektörü içerisindeki yeri de yılladır tartışma konusu olmuştur. Doların üzerindeki sembollerden, dünyanın en büyük bankalarından birinin, finansal masonik örgütlenmenin merkezi olduğu iddialarına ve Wall Street’in iplerinin masonların elinde olduğu teorilerine kadar birçok efsane günümüze kadar geldi. Dünya finansını yöneten Wall Street’in masonik güçlerin elinde olduğu fikri de yıllardır en fazla tartışılan konulardan biri oldu.
Araştırmacı yazar Christopher Knight da bu tartışmaların en önemli taraflarından biri.
İngiliz Christopher Knight, 34 yıllık bir araştırmacı-yazar. Amerika ve İngiltere’de ‘çok satanlar’ listelerinde üst sıralarda yer alan Hiram’ın Anahtarı ve Süleyman’ın Güç Simsarları adlı kitapların yazarı. Kitaplarını inceledikten sonra Türkiye’deki yayıncısı aracılığıyla iletişime geçtiğim Knight, ortaya attığı iddiaların büyüklüğü nedeniyle bende olduğu gibi sizde de soru işaretleri uyandırabilir. Ama öyle ya da böyle, kitapları 1 milyondan az satmıyor. Yazar, sorularıma çok ilginç ve çarpıcı cevaplar verdi. Ona göre, Tapınak Şövalyeleri’nin büyük bölümü aslında daha sonradan İslamiyeti seçmiş gizli Müslümanlardı. Knight, İslamiyetin modern dünyanın bütün dinamiklerini barındıran bir din olduğunu ve Türkiye’nin yakında dünya Masonluğunun pilot bölgesi haline geleceğini de söylüyor.
İşte, din, Masonluk ve medeniyetler tarihi üzerine konuştuğum Knight’ın iddiaları…
Yazının tamamını okuyun »
Nis 08

11 Eylül’ün Sırları
Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin, uçakların çarpmasının ardından çökmesi halen Dünya’nın en karanlık olayı olarak karşımızda duruyor. İşte dehşet verici kanıtlar, görgü tanıkları, ifadeler, fotoğraflar, belgeler ve büyük yankı uyandıran Türkçe altyazılı belgesel.
11 Eylül 2001 günü meydana gelen olaylar
Yerel Saatle 08:46:30 da bir uçak Dünya Ticaret Merkezi Kuzey Kulesi 94.-98. katları arasına kulenin kuzey tarafından çarptı.
Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.
Dünya Ticaret Merkezi Güney Kule’ye çarpan uçak
Yerel Saatle 09:02:59 da ikinci bir uçak Dünya Ticaret Merkezi güney Kulesi 77.-85. katları arasına kulenin güney tarafından çarptı. Bina çarpmadan 56 dakika sonra yıkıldı.
Yazının tamamını okuyun »
Mar 29
.jpg)
1943 yılına girilirken Nazi postallarının çiğnediği coğrafya, Paris’ten Ukrayna’ya ulaşan devasa bir toprak parçasına ulaşmıştı. Doğu’da 3 milyonluk devasa Alman ordusu Moskova kapılarına dayanmış, Batı’da ise Alman Hava Kuvvetleri Londra’yı havadan ablukaya almıştı. İngiltere ve SSCB gibi iki büyük devi nakauvt etmeyi planlayan Hitler, aynı zamanda Pearl Harbour’da ABD donanmasını denizin dibine yollayan Japon İmparatorluğunu da arkasına almasıyla zaferi iliklerine kadar hissediyordu.Peki ne olmuştu da, zafere böylesine yakın iken sadece 1,5 yılda tarihin en büyük hezimetlerinden birini yaşayarak Berlin’i dahi müdafaa edemeyecek hâle gelmişti Hitler? İşte, Hitler’in sonunu getiren 5 taktiksel hata;…
Yazının tamamını okuyun »
Mar 23
Moğollar, 21. yüzyılda bile en modern teçhizat ile yapılması mümkün olmayan fetihleri gerçekleştirmiş bir toplumdu. Bazı tarihçilere göre bu durum, Moğolların savaşçıl yapılarından kaynaklanıyordu. Ama, Moğolların 13. yüzyılın başlarında kazandıkları bu başarı, sadece ırkî bir özellikten kaynaklanıyor olamaz…
13. Yüzyılda dünya üzerindeki milletlerin birçoğu bölünmüş haldeydi. Hatta, Moğollar dahi Cengiz Han çıkana kadar birbirleri ile düşman halindeydiler. Moğolların bu hızlı yükselişin temel sebeblerinden biri buydu. Ancak, herşeye rağmen Moğolların askeri disiplinini de gözardı etmemek gerek…
Moğollar, Cengiz Han tarafından tek bayrak altında birleştirilmeden önce göçebe bir hayat tarzına sahiptiler. Savaş stratejilerini genelde süvari ve hafif silahlara dayandırmışlardı. Ancak Cengiz Han’ın tüm kabilelere “dünyayı fethetme” ülküsünü açıklamasının ardından, bu savaş kültürü Çin İmparatorluğu’nun savaş strateileri ile birleşecekti…
Yazının tamamını okuyun »
Mar 12
Bilinmeyen Vatikan ve Papaları anlatan bu yazı dizisine, “Vatikan Nedir?” sorusuyla başlamak kanımca yerinde ve yararlı olacaktır. Türkiye’de Vatikan’ın adı bilinmekte ve/fakat gerçekte “ne” olduğu geniş Müslüman kitle tarafından hiç bilinmemektedir. En iyimser deyişle Vatikan, Papalarıyla birlikte anılan, Papa’nın yaşadığı yer diye bilinen minik bir devlet olarak tanınmaktadır. Kuşkusuz bu kısa açıklamada doğruluk payı vardır ama çok, hem de çok eksik bir tanımlamadır bu. Eksik bilgilenme ise, herkes kabul eder ki, hiç bilgi sahibi olmamaktan daha sakıncalı ve tehlikelidir. İşte Türkiye’de Vatikan’la ilgili bu eksik bilgilendirmeyi biraz olsun giderebilmek amacıyla “Vatikan Nedir?” sorusuyla girmekte yarar görüyorum.
VATİKAN DEĞİL LATERAN
Günümüzde Vatikan diye bilinen yerleşim alanı yeryüzündeki tek “Tanrı-Kenti” statüsündedir. Vatikan bu özelliği nedeniyle “Kutsal-Kent”tir. Bu Tanrı-Kenti aynı zamanda bir “Devleti” içinde barındırır. Yazının tamamını okuyun »
Mar 12

Moğol akınlarının aslında temelde tek bir nedeni vardı; kendilerine itaat etmeyen tüm halkları yok etmek. 13. yüzyılın başlarında, tarihin belki de en ihtiraslı ve idealist komutanlarından Cengiz Han’ın çevresinde birleşen bu saklı kalmış ırk, 20 yıl dahi geçmeden Macar steplerinden Pekin bozkırlarına dek devasa bir toprak parçasına keyifle kurulmuşlardı.Cengiz Han’ın ölümüne dek akınlar Avrupa, Sibirya ve Uzakdoğu eksenli iken, Cengiz Han’ın ölümü ve ülkenin hanlıklara ayrılmasının ardından özellikle İlhanlı Hanlığı’nın yeni hedefi Ortadoğu ve İslam dünyası olacaktı. Korkma sırası İslam Devletleri’ne gelmişti!
1255′te Moğolların efsanevi komutanı Hülagû, Abbasi Halifesi’ne ve tüm İslam diyarlarına savaş ilan ettiğini duyurdu. Eski Pers, o zamanki Moğol topraklarından yola çıkan yüzbinlerce Moğol atlısının mızrakları, Bağdat’ı gösteriyordu. Akıllarında iki asır önce İslam ordularının Talas’taki katliamı olan hırçın Moğol orduları, Bağdat kapılarına çoktan dayanmışlardı.
Yazının tamamını okuyun »
Ara 30

Bazıları antik çağların, bazıları Ortaçağ Avrupası’nın bazıları da modern çağımızın en önemli liderleri oldular.
Yaptıkları reformlar ve Dünya haritası üzerinde yarattıkları değişimler ile tarihin gidişatını ve insanlığın kaderini belirlediler.
İşte geçmişten günümüze tarihin en önemli liderleri;
Odysseus
Yunan mitolojisinde İthaka Adasının kralı olarak geçen Odysseus, Homeros’un adını verdiği kitabında elde ettiği büyük başarıları ile ölümsüzleştirildi. Odysseus’un en büyük özelliği savaşlardaki cesareti ve kurnaz zekâsıydı. Truvalılarla yapılan savaşta ahşap bir at inşa ederek şehre sızmak onun fikriydi. Odysseus, savaştayken İthaka’yı yönetmeye başlayan ve karısına koca olmak için her türlü yolu deneyen tiranları döndüğü zaman devirmiş ve krallığını korumuştu.
Büyük İskender
Acımasız ve efsanevi askeri taktikleri ile Büyük İskender, adını tarihe en iyi askeri kumandanlardan biri olarak yazdırdı. Yazının tamamını okuyun »
Anket
Referandum Sonucu Sizce Ne Olur?
| |
En Son Yorumlar