Ayasofya Camii’nin Müzeye Çevrilmesi

Ayasofya Camii’nin Müzeye Çevrilişi

Ziyad Ebüzziya Ayasofya’nın nasıl bir oldu bittiye getirilip sahte imzalar ile müze haline getirildiğini anlatıyor

Devletten, Hükümetten artık bu tatsız, mantıksız anlayışa son vermesini, Ayasofya Müzesini, müzeliğine zerre kadar helal vermeden, ibadete de açmasını temenni ve istirham ederim.

Ayasofya harap haldeydi

506 views

16 Mayıs 2016
Okunma 506
bosluk

Köy Enstitüleri’ni İsmet İnönü Döneminde Chp Kapattı

koy_enstituleri
CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Türklerin uygarlığa yaptığı tek kaynak’ dediği köy enstitülerini, ‘komünist yetiştiriyor’ diye yine CHP kapattı. O dönem Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Komünist Köy Enstitüsü öğretmeni mahkum oldu’ haberleri yer aldı. Tarihçi yazar Mustafa Armağan, CHP’nin enstitüleri Sovyet modeli olduğu için ABD’nin isteği ile kapattığını söyledi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta partisinin grup toplantısında, bugüne kadar Demokrat Parti’nin kapattığı söylenen köy enstitülerine değindi. Tarih profesörü Enver Ziya Karal’ın ‘Tarih boyunca Türklerin dünya uygarlığına yaptığı tek özgün kaynak köy enstitüleridir. Gerçekten de dünya uygarlığına bizim yaptığımız tek özgün kaynak köy enstitüleridir’ şeklindeki sözlerini aktaran Kılıçdaroğlu, kendisinin de bu tanıma katıldığını belirtti ve köy enstitülerinin kapatılmasının da çok büyük bir kayıp olduğunu savundu.

TARİHTEN HABERİ YOK

Kılıçdaroğlu’nu bu çıkışına Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin Gençlik Kongresi’nde ‘Mazisi olmayanlar, tarih bilinci, medeniyet tasavvuru olmayanlar hem de kendi tarihlerini hem kendi milletlerini kendi medeniyetlerini böyle aşağılar, böyle küçümserler Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’nin ana muhalefet partisinin genel başkanı, Türklerin uygarlığa yaptığı tek katkının köy enstitüleri olduğunu söylüyor’ sözleriyle cevap verdi.

CHP DÖNEMİNDE BAŞLADI

Kılıçdaroğlu, göklere çıkarsa da, köy enstitülerinin kapatılma süreci, yine CHP’nin tek parti ve İsmet İnönü’nün ‘Milli Şef’ olarak Cumhurbaşkanı olduğu 1945 yılında başladı. CHP’nin köy enstitülerinin kapatma gerekçesi ise ‘komünist öğrenci’ yetiştirmesiydi. Köy enstitülerini kimin kapattığı ile ilgili tartışma, 2009 yılında Hürriyet Gazetesi’nden Özdemir İnce’nin yazdığı bir yazıya eski Sağlık Bakanı Rıfat Serdaroğlu’nun verdiği cevapla da gündeme gelmişti.

KİTAPLARI TOPLATILIP YAKILDI

Serdaroğlu cevabında, 1940 yılında kurulan enstitüleri kanununun 1943 yılında değiştirildiğini ve ilk derece okul seviyesine getirildiğini, 1946 yılında da kurucuları olan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un görevlerinden alındığını anlattı. 1947’de köy enstitülerinde kız ve erkek öğrenciler birbirinden ayrıldı. Aynı yıl bir genelge ile dünya klasiklerinden yapılan çeviri kitaplar toplatılarak yakıldı. 1948’de ise öğretim programı değiştirildi ve enstitüler klasik okullara dönüştürülerek fonksiyonu bitirildi. 1954’te ise DP döneminde öğretmen liselerine çevrildi.

KOMÜNİST DÜŞMANI DÖNEM

Kapatılma süreci CHP’lilerin Hitler’in doğum günü kutlamalarına katılmasından sonra Almanya’nın savaşı kaybetmesinin akabinde başladı. Bu kez ABD’ye yakınlaşma çabaları çerçevesinde Sovyetler Birliği’nin eğitim modeline benzediği için köy enstitüleri daha da gözden düşürüldü. 1945’de Zekeriya Sertel’in çıkardığı komünist Tan Gazetesi’nin CHP’li gençlik tarafından basılıp yakılması ve Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği gibi 1949 yılında komünist şair Sabahattin Ali’nin CHP tarafından öldürtülmesi de bu dönemde yaşandı.

ABD İSTEDİ CHP YAPTI

Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Armağan, köy enstitülerinin kapatılmasıyla Demokrat Parti’nin ilgisinin olmadığını söyledi. ‘Köy enstitüleri CHP’nin icadı olmakla birlikte Nasreddin Hoca misali ‘Ben yaptım ama ben de beğenmedim’ gibi bir durumu var’ diyen Armağan, enstitülerin kapatılması sürecinin 2. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan dünya dengeleriyle başladığını ifade ederek, ‘O dönemde Türkiye, faşist ve komünist ve bir ülke yapılanmasına sahipti. ABD, kendi tarafında yani ‘hür dünyada’ yer almak isteyen ülkelere bir deklarasyon yayınladı ve San Francisco konferansını düzenledi. Türkiye’ye ‘Bu şekilde sizi alamayız’ deyince ister istemez köy enstitüsü gibi kurumlar kapatıldı’ dedi.

SOVYET MODELİ UYGULANDI

Armağan, ‘Sovyetler Birliği’nde de Bolşevik propagandasını köylere kadar ulaştırmak amacıyla kurulan benzeri kurumlar vardı’ dedi. ‘1945’ten itibaren CHP de köy enstitülerindeki komünist propagandadan rahatsızlık duymaya başladı’ diyen Armağan, ‘O dönemde avukat Kenan Öner’in Hasan Ali Yücel’e yazdığı ve sonra dava konusu olan mektubu var, ‘Köy enstitülerinde komünistlik ve Allahsızlık propagandası yapılıyor’ diye. Öner, mahkemede de iddialarını kanıtladı’ diye konuştu.

Yeni Şafak- Mustafa Armağan

26 views

17 Nisan 2016
Okunma 26
bosluk

Atatürk’ün cumhuriyetle ilgili sözleri

 • “Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti cumhuriyettir.”
• Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)
• Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)
• Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. (1925)
• Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)
• Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir

1.519 views

26 Eylül 2015
Okunma 1.519
bosluk

Atatürk’ün cenaze namazı kılındı mı ?

ataturk_cenaz_toreni

Atatürk’ün cenaze namazı kılındı mı ?
“Atatürk’ün cenaze namazı neden camide kılınmadı? Hatta cenaze namazı kılındı mı? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten?”

Atatürk’ün cenaze namazı neden camide kılınmadı?

Hatta Atatürk’ün cenaze namazı kılındı mı? Anadolu Ajansı’nın haberine bakılırsa evet, kılındı. O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip eden Cemal Kutay’a göre de kılındı, başkalarına göre de. İyi ama neden herhangi bir görüntü yok ortada? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten? Sessuzluk.
Bir adım daha atalım ve artık sorulmasının zamanı gelen, o ucu zehirli soruyu soralım: Atatürk’ün cenaze töreni boyunca neden hiçbir dinî simgeye yer verilmedi?

720 views

16 Eylül 2015
Okunma 720
bosluk

İngiltere Kralı’nın Atatürk’ün Önünde Eğildiği Resim Ne Kadar Gerçek?

Resim, sonradan renklendirilmiş bir Atatürk resmi. Atatürk bir tür merdivenden iniyor, Arkasında resmi üniformalı birkaç kişi, yanında frak giymiş elinde fötr şapka tutan bir adam var. Atatürk’ün hemen karşısında onun eline yapışmış, adeta öpmeye çalışan iki büklüm olmuş gene siyah elbiseli bir adam görüyorsunuz. Atatürk ise durumdan kısmen rahatsız görünüyor, sanki elini kurtarmaya çalışır gibi bir hali var.

Facebook ve başka haber sitelerinde paylaşılan resmin ekinde ifadeleri değişse de içeriği değişmeyen bir ifade var: Güya, bu eğilen adam İngiltere kralı imiş. Hemen hemen fotoğrafı paylaşan herkes de bu durumdan gururlanmayı fırsat bilmiş:

855 views

13 Eylül 2015
Okunma 855
bosluk

Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Nasıl Öldü?

milli_egitim_bakani_mustafa_necati
M. Kemal Atatürk’ün, Mustafa Necati’nin ölümüne adeta “hüngür hüngür” ağladığını Falih Rıfkı Atay “Çankaya” adlı kitabında yazmıştır. Prof. Dr. Utkan Kocatürk’ün M. Kemal Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan ile 17 Nisan 1976 günü yaptığı söyleşide de Atatürk’ün Mustafa Necati’nin ölümüne ağladığı bildirilir:

210 views

21 Mayıs 2015
Okunma 210
bosluk

KURTULUŞ SAVAŞI KRONOLOJİSİ

kurtulus-savasi-kronolojisi

30 Ekim 1918 Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Mondros Mütarekesi’nin imzalanması.

31 Ekim 1918 Mütarekenin yürürlüğe girmesi. General Liman Von Sanders’in, Yıldırım Orduları komutanlığını, Mustafa Kemal Paşa’ya devretmesi

Birinci Kafkas Kolordusu’nun lağvı ve komutanı Kazım Karabekir’e, İstanbul’a dönme emrinin verilmesi.

1 Kasım 1918 Mondros’tan dönen Osmanlı murahha heyeti başkanı, Rauf (Orbay) Bey’in, gazetecilere demeci: “… Yaptığımız mütareke umduğumuzun üstündedir. Devletin bağımsızlığı, saltanatın hukuku, milletin onuru tümüyle kurtarılmıştır.”

30 views

15 Ocak 2015
Okunma 30
bosluk

İNKILAP TARİHİ KRONOLOJİSİ

inkılap-tarihi
İNKILAP TARİHİ KRONOLOJİSİ

1839
3 Kasım Tanzimat Fermanı

1853
Osmanlı-Rus savaşı

1854
İngiltere ve Fransa savaşa katılıyor (Kırım Savaşı) Osmanlı Devletinin dış borçlanması

1856
Islahat Fermanı. Paris Barış Konferansı

1865
Genç Osmanlılar Cemiyetinin Kuruluşu

39 views

14 Ocak 2015
Okunma 39
bosluk

ATATÜRK’ÜN YAZDIĞI KİTAPLAR

atatürk-eserleri

YAZILI ESERLERİ
Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği, gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir.

O’nun günümüzde hala geçerliliğini koruması ileri görüşlülüğünün ve akılcılığının göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal, özellikle II. Meşrutiyet’in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. O,mesleki bilgileri artıracak yayınların yapılmasını gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleğinin ilk yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır :

4 views

25 Aralık 2014
Okunma 4
bosluk

Aşar Vergisinin Kaldırılmasının Ardındaki Gerçekler

Kitaplarımızdaki klişelerden biri daha: Cumhuriyet yönetimi Aşar vergisini kaldırarak köylünün sırtından ağır bir yükü almış oldu.

Ancak bir dakika. Hakikaten bir lütuf olarak mı kaldırılmıştı Aşar?

Önce zamanlamaya dikkat! Aşar, Şeyh Sait isyanı devam ederken Fethi Okyar hükümetince kaldırılmıştı. İkincisi, bütçe gelirinin yüzde 22’sini oluşturan Aşar’ın kaldırılması, Hazine’yi boşaltınca hemen dolaylı vergiler getirildi. Arazi vergisi yüzde 0,6’dan 4,8’e yükseltildi, yani yaklaşık 8 kat artırıldı. Bu da yetmedi, tuz, şeker ve gazyağı fiyatları yükseltilerek hazinenin Aşar’dan doğan kaybı giderildi. Vergiler sadece kılık değiştirmiş oldu. Hükümet bir eliyle verdiğini öbür eliyle almıştı.Nitekim 1931 yılında Eskişehir milletvekili Emin Sazak satış vergileri ve yüksek fiyatların kırsal nüfus üzerindeki yükünün aşardan az olmadığından şikayet ediyor,vergilerin sadece kılık değiştirdiğini söylüyordu.*

6 views

9 Aralık 2014
Okunma 6
bosluk
Özcan Bortepe Son Yazılar

Takvim

Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Ağu    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Arşivler