Nis 27
“Ah bu fotoğraf…
Kalantor, fiyakalı kovboy meyhaneye giriyor; içerdeki herkesin dikkati bir anda adamın üstüne çevriliyor: “Acaba bir maraza mı çıkacak?”
Hayır, adamın kavga filan etmeye niyeti yok. Barmene,
-Bana bir viski ver, diyor ve kendini seyreden kalabalığı işaret ederek,
-Ben içerken herkes içmeli, haydi şerefe, diye bardağını kaldırıyor.
Bar ahalisi bu beklenmedik ikramdan memnun, barın önünde kuyruğa geçip meçhul kovboyun şerefine kadeh kaldırıyor. Bizimki, kadehi tezgaha bıraktıktan sonra barmenin önüne birkaç bozuk para fırlatıyor ve kalabalığa dönüyor,
-Ben hesap öderken herkes ödemeli, pamuk eller cebe!
*
Kabul ediyorum, misâl biraz nâhoş kaçtı fakat durumu izah etmek için lâzımdı.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 18

Dikkat ederseniz bu yazıda, Osmanlı’nın yüzlerce yıkılış sebebinden sadece ikisini karşılaştıracağım; iç mihraklar ile dış mihraklar…
Özellikle birtakım basın tarafından dilimize pelesenk olmuş bu “mihrak” lafı, aslında tek bir açıdan ele alınmaması gereken bir konu. Mihrak derken neyi kasteddiğimiz, ülkeyi yıkıma götüren her iç olayın bir iç mihrak mı olduğu, veya dış mihrakların ülkeyi sadece topla tüfekle mi yıkabileceği gibi onlarca soru geliyor karşımıza.
Ancak bu yazımda tüm bu labirentlerden kendimi soyutlayacağım; ne askeri durumu ne de bilimum diğer etkenleri dikkate almayacağım. Bir çocuğa anlatır gibi, Osmanlı’yı iç mihraklar mı, dış mihraklar mı yıktı sorusuna cevap arayacağım.
Osmanlı’da iç mihraklar ile dış mihrakları iki başlık hâlinde inceleyelim;
İç Mihraklar
İç mihrakları ben iki gruba ayırıyorum;
Yazının tamamını okuyun »
Oca 14

Bundan 138 yıl önce bir Osmanlı veliahdının Masonluğa girdiğini, hem de 18. dereceye kadar yükseltildiğini biliyor musunuz? Üstelik 30 Mayıs 1876 günü bir askerî darbeyle tahta oturtulmuştur bu hanedan üyesi. Ancak…
Tarihçi yazar Mustafa Armağan’ın Zaman gazetesinin Pazar ekindeki ilginç yazısındaki notlar:
Mason olan Osmanlı padişahı kimdi?
Sultan II. Abdülhamid üzerinde neden ısrar ettiğimi soranlara şu cevabı veriyorum: Eğer Abdülhamid modernleşmeye yeni bir yön belirlemese, Frenkleşme aynı hızda sürseydi, bugün başörtüsü başta olmak üzere pek çok güncel sorunu tartışmıyor olurduk. Dinî pek çok simge gibi başörtüsü de folklorik bir mahiyete bürünmüş olurdu da ondan.
Abdülhamid’in yaptıklarını hakkıyla değerlendirebilmek için ‘O olmasaydı ne olurdu?’ sorusunu da sormamız şart. Tahttan indirilişinin 100. yılında Masonların bayram etmesinden tutun da, Guantanamo’da Müslüman esirlerin sinirlerini bozmak için, haham kılıklı birilerinin ‘İstanbul’a girip türbesini yakacaklarını’ söylemelerine kadar uzanan bir ‘nefret çemberi’, onun hangi oyunları bozduğunu yeterince göstermekte değil midir?
Yazının tamamını okuyun »
Ara 16
Dünyada ilk kez bir idam fermanı açık artırmaya çıkıyor. Sultan V. Mehmed Reşad’ın, 1912 yılında Yunan çetecilerle işbirliği yaparak bir Türk ailesini katleden Rum aşçı için çıkardığı idam fermanı açık artırmayla satılacak. Alif Art Antikacılık tarafından 13 Aralık’ta Esma Sultan Yalısı’nda müzayedeye çıkacak olan belge, dünyada ‘açık artırmaya sunulan ilk idam fermanı’ olma özelliğini taşıyor.
TÜRK AİLEYİ KATLEDEN RUM’A
Bugüne kadar resmi arşivlerde, yurtiçi ve yurtdışı müzayedelerde ve benzeri koleksiyonlarda başka bir idam fermanının bulunmadığını belirten yetkililer, tarihi belgenin açılış fiyatının 8 bin TL olacağını söyledi.
Tuğra iş mürekkebi ile çekilmiş, yine is mürekkebi ile ferman kağıdı üzerine 6 satır divan” hatla kaleme alınmış eser, Sultan V. Mehmed Reşad tara fından İzmir Kuvva-i Mürettebe Kumandanlığı’na hitaben yazılmış. Ferman, Helvacı Ahmet Efendi ve karısını öldüren Rum asıllı aşçı Mihailoğlu Tireli Nikola’nın idam emrini içeriyor.
‘Osmanlı ve Karma Sanat ‘Resul-ü Pürkerem’ (Çokça cömert olan Peygamber)’ adlı müzayedede dikkati çeken bir başka eser ise 29 Osmanlı padişahını tasvir eden ‘Tasvir-i Hümayun Koleksiyonu’…
Yazının tamamını okuyun »
Ara 10

Osmanlı askerlerinin ilk darbe girişiminde bulundukları padişah olan Fatih, darbecileri işte böyle cezalandırdı.
Askerin ilk isyanı Fatih’e karşı oldu
(Bu yazı dizisi Uğur Demir ve Ahmet Önal ile birlikte hazırladığımız ve 2010 başlarında Yeditepe yayınları arasında piyasaya çıkacak “Osmanlı İmparatorluğu’nda Askeri İsyanlar ve Darbeler” isimli kitabımıza dayanmaktadır.)
Osmanlı padişahlarının 3′te biri askerin müdahalesiyle tahtından oldu. İlk isyan Fatih Sultan Mehmed’e karşı Edirne’de yapıldı. İstanbul’un fatihi, ikinci kez tahta oturduktan sonra kendisine kazan kaldıran Yeniçerilerin ağasını falakaya yatırıp alaşağı etti.
Cumhuriyet döneminde demokrasinin işleyişi sık sık darbelerle kesildi. Aslında bu bizim eski ve olumsuz bir geleneğimiz. Osmanlı döneminde asker değişik sebeplerle birçok defa isyan ederek yönetime müdahale etti. Osmanlı padişahlarının yaklaşık üçte biri askerin müdahalesiyle değiştirildi. İlk isyan Osmanlı tarihinin en büyük ismi Fatih Sultan Mehmed’e karşı Edirne’de meydana gelmişti.
Yazının tamamını okuyun »
En Son Yorumlar